ATATÜRK DÝYORKÝ"

AHLAK

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadýðýndan baþka, güvenilmeye de layýk deðildir.
Birtakým kuþbeyinli kimselere kendinizi beðendirmek hevesine düþmeyiniz; bunun hiçbir kýymeti ve önemi yoktur.
Bir milletin ahlak deðeri, o milletin yükselmesini saðlar.
Bir millet, zenginliðiyle deðil, ahlak deðeriyle ölçülür.
Saygýsýzlýðýn, saldýrýnýn küçüðü, büyüðü yoktur.
Samimiyetin lisaný yoktur. Samimiyet sözlerle açýklanamaz. O, gözlerden ve tavýrlardan anlaþýlýr.
Medeniyetin esasý, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatýn-dadýr. Bu hayattaki fenalýk mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliði doðurur.
Bir millette, özellikle bir milletin iþ baþýnda bulunan yöneticilerinde özel istek ve çýkar duygusu, vatanýn yüce görevlerinin gerektirdiði duygulardan üstün olursa, memleketin yýkýlýp kaybolmasý kaçýnýlmaz bir sondur.

BAÐIMSIZLIK

Egemenlik, kayýtsýz þartsýz ulusundur.
Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karþýsýnda zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
Ýnsaf ve merhamet dilenmekle millet iþleri görülemez; millet ve devletin þeref ve baðýmsýzlýðý elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye'nin çocuklarý, bunu bir an akýldan çýkarmamalýdýr.
Baðýmsýzlýk, uðruna ölmesini bilen toplumlarýn hakkýdýr.
Dünyada ve dünya milletleri arasýnda sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsýn, huzurdan mahrumdur.
Türkiye'nin güvenini amaç edinen, hiçbir baþka ulusun aleyhinde olmayan bir barýþ yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktýr.
Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuþ bir milletiz.
Tam baðýmsýzlýk denildiði zaman, doðal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam baðýmsýzlýk anlaþýlýr.
Baðýmsýzlýktan yoksun bir ulus, uygar insanlýk karþýsýnda uþak olmaktan kurtulamaz.
Bilelim ki, milli benliðini bilmeyen milletler baþka milletlerin avýdýr.
Ulusun baðýmsýzlýðýný, yine ulusun kesin kararý ve direniþi kurtaracaktýr.
Ben yaþayabilmek için, kesin olarak baðýmsýz bir ulusun evladý kalmalýyým. Bu yüzden ulusal baðýmsýzlýk bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm.

BÝLÝM

Bilim, gerçeði bilmektir.
Bilim ve fen nerede ise oradan alacaðýz ve ulusun her bireyinin kafasýna koyacaðýz.
Hayatta en hakiki mürþit, ilimdir.

BÝRLÝK - BERABERLÝK

Birlik ve beraberlik; ölümden baþka her þeyi yener.
Bir ulus, sýmsýký birbirine baðlý olmayý bildikçe yeryüzünde onu daðýtabilecek bir güç düþünülemez.
Bugün vatanýmýzda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimaðýndan doðmuþtur.
Milli sýnýrlar içinde bulunan yurt parçalarý bir bütündür; birbirinden ayrýlamaz.

CUMHURÝYET

Cumhuriyet, düþüncesi hür, anlayýþý hür, vicdaný hür nesiller . ister.
Ey yükselen yeni nesil! Ýstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
Cumhuriyet düþüncede, bilgide, saðlýkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkýn geliþimini ve yükseliþini saðlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaþtýran bir yoldur.
Cumhuriyetimizin dayanaðý Türk toplumudur.
Cumhuriyet, fikir serbestliði taraftarýdýr. Samimi ve meþru olmak þartýyla her fikre hürmet ederiz.
Cumhuriyet fazilettir.

ÇALIÞMAK

Kendiniz için deðil, baðlý bulunduðunuz ulus için elbirliði ile çalýþýnýz. Çalýþmalarýn en yükseði budur.
Denebilir ki, hiçbir þeye muhtaç deðiliz, yalnýz bir tek þeye ihtiyacýmýz var: Çalýþkan olmak! Servet ve onun doðal sonucu olan rahat yaþamak ve mutluluk, yalnýz ve ancak çalýþanlarýn hakkýdýr. . Yaþamak demek çalýþmak demektir.
Türk, öðün, çalýþ, güven.

DEÐÝÞÝM

Türk milletinin istidadý ve kesin kararý, medeniyet yolunda durmadan, yýlmadan ilerlemektir.
Medeniyet yolunda baþarý, yenileþmeye baðlýdýr.
Ýnkýlap, Türk ulusunun son asýrlarda geri býrakýlmýþ kurumlarýný yýkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlýk düzeyine ilerlemesini saðlayacak yeni kurumlar koymaktýr.
Türk milletinin son yýllarda gösterdiði harikalarýn, yaptýðý siyasi ve sosyal inkýlaplarýn gerçek sahibi kendisidir.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek deðildir. Benim fikirlerimi, benim duygularýmý anlýyorsanýz ve hissediyorsanýz bu yeterlidir.

DÝL

Ülkesini, yüksek istiklalini korumasýný bilen Türk milleti, dilini de yabancý diller boyunduruðundan kurtarmalýdýr.
Türk milletindenim diyen insanlar her þeyden önce ve mutlaka Türkçe konuþmalýdýr.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

EÐÝTÝM

Okul sayesinde, okulun vereceði ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatý, Türk ekonomisi, Türk þiir ve edebiyatý bütün güzellikleriyle geliþir.
Bir millet, savaþ meydanlarýnda ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaþayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
Eðitimdir ki, bir milleti ya özgür, baðýmsýz, þanlý, yüksek bir topluluk halinde yaþatýr; ya da esaret ve sefalete terk eder.

EKONOMÝ

Ekonomisi zayýf bir ulus, yoksulluktan ve düþkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlýða, kalkýnma ve mutluluða kavuþamaz; toplumsal ve siyasal yýkýmlardan kaçamaz. •
Ekonomik kalkýnma, Türkiye'nin hür, baðýmsýz, daima daha kuvvetli, daima daha refahlý Türkiye idealinin bel kemiðidir.
Tam baðýmsýzlýk ancak ekonomik baðýmsýzlýkla olur.

FÝKÝR
Samimi ve meþru olmak þartýyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, þiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.

GENÇLÝK
Ey Türk Gençliði! Birinci vazifen Türk istiklall ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaþatacak olan sizlersiniz.
Türk gençliði amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

KADIN
Kadýnlarýmýzýn genel görev ve çalýþmalarda paylarýna düþen iþlerden baþka, en önemli, en hayýrlý, en faziletli bir ödevleri de "iyi anne" olmalarýdýr.
Ey kahraman Türk kadýný, Sen yerde sürüklenmeye deðil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layýksýn.
Dünyada her þey kadýnýn eseridir.
Kadýnlarýmýz eðer milletin gerçek anasý olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydýn ve faziletli olmaya çalýþmalýdýrlar.
Büyük baþarýlar, kýymetli analarýn yetiþtirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuþtur.
Milletin kaynaðý, toplumsal hayatýn temeli olan kadýn ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

KÜLTÜR VE MEDENÝYET
Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düþünce ve ekonomideki çalýþma ve baþarýlarýnýn özüyle ölçülür.
Bir millet savaþ alanlarýnda ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
Asýl uðraþmaya mecbur olduðumuz þey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliðini tutmaktýr.
Kültür zeminle orantýlýdýr. O zemin milletin seciyesidir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiðinden anlam çýkarmak, ders almak, düþünmek ve zekayý geliþtirmektir.

MEDENÝYET
Medeniyet öyle bir ýþýktýr ki, ona kayýtsýz olanlarý yakar, mahveder.
Medeni olmayan milletler, medeni olanlarýn ayaklarý altýnda kalmaya mahkumdur.

MÝLLET HALK MÝLLÝYETÇÝLÝK
Büyük ve tarihi olaylarý ancak büyük milletler yaþayabilir.
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadýk kalmazsa deðiþmeyen hakikat insaný þaþýrtacak bir nitelik alýr.
Felaketler insanlarý, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
Türk çocuðu atalarýný tanýdýkça daha büyük iþler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktýr.
Türk milleti kendisi için, kendi geleceði ve kurtuluþu için çalýþan kimseleri ve kurullan zorluk karþýsýnda býrakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliðin sýnýrý yoktur. Ýþte parola budur.
Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuþ bir millettir. Türk milletinin geleceði, bugünkü evlatlarýnýn doðru görüþü, yorulmak bilmez çalýþkanlýðý ile büyük ve parlak olacaktýr.
Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doðuþtan gelen yeteneði geliþtirebilecek metodlarla donanmýþ vatandaþlar lazýmdýr.
Kurtulmak ve yaþamak için çalýþan, çalýþmak zorunda olan bir halkýz. Bundan dolayý her birimizin hakký vardýr, yetkisi vardýr. Fakat çalýþmak sayesinde bir hakký kazanýrýz. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalýþmadan geçirmek isteyen insanlarýn bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakký yoktur.
Halkýn sesi, Hak'ýn sesidir.

öÐRETMEN
Milletleri kurtaranlar yalnýz ve ancak öðretmenlerdir.
öðretmenler! Cumhuriyet sizden düþünceleri hür, vicdaný hür,irfaný hür nesiller ister.
öðretmenler! Ordularýmýzýn kazandýðý zafer, sizin ve ordularýnýzýn zaferi için yalnýz ortam hazýrlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksýnýz ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle baþarýlý olacaksýnýz.
öðretmen, yýllar sonra ödülünü alýr.

MÜZÝK-TÜRK MÜZÝÐÝ- SANAT
Bir milletin yenileþmesinde ölçü, musikide deðiþikliði alabil mesi, kavrayabilmesidir.
Millî, ince duygulan, düþünceleri anlatan, yüksek deyiþleri, söyleyiþleri toplamak, onlarý bir gün önce, genel son musiki kurallarýna göre iþlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.

SANAT
Sanatsýz kalan bir milletin hayat damarlarýndan biri kopmuþ demektir.
Yüksek bir insan topluluðu olan Türk Milleti'nin.tarihi bir özelliði de, güzel sanatlarý sevmek ve onda yükselmektir.
Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz... Hatta cumhurbaþkaný olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsýnýz.
Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalýþmalardan sonra alnýnda ýþýðý ilk duyan insandýr.
Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
Bir milletin sanat yeteneði güzel sanatlara verdiði deðerle ölçülür.

SPOR
Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktýr.
Türk gençliði, saðlýklý yetiþip spor yaparsa ulusumuzun geleceði güvence altýndadýr.
Sporda baþarýlý olmak için bütün milletçe sporun niteliði ve deðeri anlaþýlmýþ olmak ve ona kalpten sevgiyle baðlanmak ve onu vatanî görev saymak gerekir.
Ben Türk gençliðinin spor yaparak güçlü olmasýný isterim.

TAKLÝT
Hiçbir millet aynen diðer bir milletin taklitçisi olmamalýdýr. Çünkü bir millet, ne taklit ettiði milletin ayný olabilir, ne de kendi milliyetçiliði içinde kalabilir.
TARÃŽH
Tarih, bir milletin kanýný, hakkýný, varlýðýný hiçbir zaman inkar etmez.

TUTSAKLIK – ESARET
Milli benliðini bilmeyen milletler baþka milletlere yem olurlar.

VATAN

Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalýk, yüksek uygarlýk, hür düþünce ve hür yaþayýþ istiyor.
Bu vatan, çocuklarýmýz ve torunlarýmýz için cennet yapýlmaya layýktýr.
Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaþayacaktýr.
 

********************************************************************

10. YIL NUTKU

 

     Türk Milleti!
     Kurtuluþ savaþýna baþladýðýmýzýn onbeþinci yýlýndayýz. Bugün,Cumhuriyetimizin onuncu yýlýný doldurduðu, en büyük bayramýdýr. 
Kutlu olsun!
      Bu anda büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak bu kutlu güne kavuþmanýn en derin sevinci ve heyecaný içindeyim

      Yurtdaþlarým!
      Az zamanda çok ve büyük iþler yaptýk. Bu iþlerin en büyüðü, temeli Türk kahramanlýðý ve yüksek Türk Kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir. 
       Buradaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun deðerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkarane yürümesine borçluyuz. 
       Fakat yaptýklarýmýzý asla kafi göremeyiz çünkü daha çok ve daha büyük iþler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzun, dünyanýn en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çýkaracaðýz. Milletimizi en geniþ refah, vasýta ve kaynaklarýna sahip kýlacaðýz. Milli kültürümüzü, muasýr medeniyet seviyesinin üstüne çýkaracaðýz. 
       Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiþ asýrlarýn gevþetici zihniyetine göre deðil; asrýmýzýn sürat ve hareket mefhumuna göre düþünülmelidir. Geçen zamana nisbetle, daha çok çalýþacaðýz. Daha az zamanda, daha büyük iþler baþaracaðýz. Bunda da muvaffak olacaðýmýza þüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalýþkandýr, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiþtir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduðu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasýnda tuttuðu meþale, müspet ilimdir. Þunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfý da, güzel sanatlarý sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalýþkanlýðýný, fýtri zekasýný, ilme baðlýlýðýný güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasýta ve tedbirlerle besliyerek inkiþaf ettirmek, milli ülkümüzdür. 
      Türk milletine çok yaraþan bu ülkü, onu, bütün beþeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düþen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak olacaktýr.
        Büyük Türk Milleti, on beþ yýldan beri giriþtiðimiz iþlerde muvaffakiyet vaad eden çok sözlerimi iþitin. Bahtiyarým ki, bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkýmdaki itimadýný sarsacak bir isabetsizliðe uðramadým. 
      Bugün, ayný inan ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük milletinin, büyük millet olduðunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanýyacaktýr. 
       Asla þüphem yoktur ki, Türklüðün unutulmuþ büyük medeni vasfý ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkiþafýyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda  yeni bir güneþ gibi doðacaktýr.
      Türk Milleti!
      Ebediyete akýp giden her on senede, bu büyük bayramýný, daha büyük þereflerle saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamaný, gönülden dilerim.

      Ne mutlu Türküm diyene.!

 

Mustafa Kemal ATATÜRK
29 Ekim 1933

***************************************************************************************************************

GENÇLÝÐE HÝTABE

         Ey Türk gençliði ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kýymetli hazinendir. Ýstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahlarýn olacaktýr. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düþersen, vazifeye atýlmak için, içinde bulunacaðýn vaziyetin imkân ve þerâitini düþünmeyeceksin! Bu imkân ve þerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Ýstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düþmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiþ bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanýn bütün kaleleri zaptedilmiþ, bütün tersanelerine girilmiþ, bütün ordularý daðýtýlmýþ ve memleketin her köþesi bilfiil iþgal edilmiþ olabilir. Bütün bu þerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hýyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, þahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düþmüþ olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdý! Ýþte, bu ahval ve þerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktýr! Muhtaç olduðun kudret, damarlarýndaki asil kanda mevcuttur!

                                                                                                    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

******************************************************************

ATATÜRK ÝNKILAPLARI (DEVRÝMLERÝ)

 

   I-Siyasi alanda yapýlan inkýlaplar:
 

   1-      Saltanatýn Kaldýrýlmasý (1 Kasým 1922)

   2-      Cumhuriyet’in ilaný (29 Ekim 1923)

   3-      Halifeliðin Kaldýrýlmasý (3 Mart 1924)

 

   II-Toplumsal yaþayýþýn düzenlenmesi:
 

   1-    Þapka Ýktisasý (giyilmesi) Hakkýnda Kanun (25 Kasým 1925)

   2-   Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatýlmasýna) ve Türbedarlýklar ile Birtakým Unvanlarýn Men ve  Ýlgasýna Dair Kanun (30 Kasým 1925)

   3-   Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkýndaki Kanunlarýn Kabulü (26 Aralýk 1925). Kabul edilen bu    kanunlarla  Hicri ve Rumi Takvim uygulamasý kaldýrýlarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarasý saat sistemi uygulamasý benimsenmiþtir.

   4-   Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandýklarý metre, kilogram ve litre kabul edilmiþtir.

   5-   Lakap ve Unvanlarýn Kaldýrýldýðýna Dair Kanun (26 Kasým 1934)

   6-   Bazý Kisvelerin Giyilemeyeceðine Dair Kanun (3 Aralýk 1934). Bu kanunla din adamlarýnýn, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dýþýnda ruhani kisve (giysi) taþýmalarý yasaklanmýþtýr.

   7-   Soyadý Kanunu (21 Haziren 1934)

   8-   Kemal Öz Adlý Cumhurreisimize Atatürk Soyadý Verilmesi Hakkýnda Kanun (24 Kasým 1934)

   9-   Kadýnlarýn medeni ve siyasi haklara kavuþmasý:

         a-      Medeni Kanun’la saðlanan haklar

         b-      Belediye seçimlerinde kadýnlara seçme ve seçilme hakký tanýyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930)

         c-      Anayasa’da yapýlan deðiþiklerle kadýnlara milletvekili seçme ve seçilme hakkýnýn tanýnmasý (5 Aralýk    1934)

 

  III- Hukuk alanýnda yapýlan inkýlaplar:
 

    1-    Þeriye Mahkemelerinin kaldýrýlmasý ve Yeni Mahkemeler Teþkilatýnýn Kurulmasý Kanunu (8 Nisan 1934)                                                                                                                                                                                                          

    2-    Türk Medeni Kanunu (17 Þubat 1926)

Dini hukuk sisteminden ayrýlarak laik çaðdaþ hukuk sisteminin uygulanmasýna baþlanmýþtýr.

 

   IV-Eðitim ve Kültür alanýnda yapýlan inkýlaplar:

 

  1-      Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öðretim kurumlarý Milli Eðitim Bakanlýðý’na baðlanmýþtýr.

   2-      Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkýnda Kanun (1 Kasým 1928)

   3-      Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluþu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adýný almýþtýr (3 Ekim 1935). Kültür alanýnda yeni bir tarih görüþnü ifade eden kurumun kuruluþuyla ümmet tarihi anlayýþýndan millet tarihi anlayýþýna geçilmiþtir.

   4-      Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluþu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adýný almýþtýr (24 Aðustos 1936). Kurumun amacý, Türk dilinin öz güzelliðini ve zenginliðini meydana çýkarmak, onu dünya dilleri arasýnda deðerine yaraþýr yüksekliðe eriþtirmektir.

   5-      Ýstanbul Darülfünunu’nun kapatýlmasýna Milli Eðitim Bakanlýðý’nca yeni bir üniversite kurulmasýna dair kanun (31 Mayýs 1933). Ýstanbul Üniversitesi 18 Kasým 1933 günü öðretime açýlmýþtýr

*******************************************************************

ATATÜRKÇÜLÜK ÝLKELERÝ

 

 Atatürkçülük, Türkiyenin gerçeklerinden doðmuþ bir düþünce sistemidir. Türk milletinin iredesiyle oluþmuþ, tarihi bir geliþmenin ürünüdür. Atatürkçülük, her þeyden önce millete haklarýný tanýma ve tanýtmadýr; millet egemenliðinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluþtur, milletçe baðýmsýzlýða kavuþmadýr.

Atatürkçülük, çaðdaþ uygarlýk seviyesine ulaþmadýr, batýlýlaþmadýr;bir diðer anlamda da modernleþmedir; hür düþünceyi temsil eder, hürriyet ve demokrasi anlayýþýdýr.

Atatürkçülük, modern bir toplum hayatý yaþama demektir; laik bir düzen kurma, müsbet bilim zihniyetiyle devleti yönetmedir. Bu iki anlamýyla Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasal kurumlarý kurma ve modern toplum olma demektir.

Atatürkçülük ilkelerini “Temel Ýlkeler” ve “Bütünleyici Ýlkeler” olmak üzere iki grupta deðerlendirmekteyiz. “Temel Ýlkeler”: Cumhuriyetçikik, Milliyetçilik, Halkçýlýk, Devletçilik, Laiklik ve Ýnkýlapçýlýktýr. “Bütünleyici Ýlkeler” ise: Milli Egemenlik, Milli Baðýmsýzlýk, Milli Birlik ve Bereberlik, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, Çaðdaþlaþma, Bilimsellik ve Akýlcýlýk, insan ve insanlýk sevgisidir.

 

ATATÜRK’ÜN KENDÝ ÝFADESÝYLE ÝLKELERÝNÝN TANIMI

 

I.TEMEL ÝLKELER

 

1-Cumhuriyetçilik:

Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.(1924)

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet þekli demektir. (1933)

 Cumhuriyet, yüksek ahlaki deðer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir... (1925)

Bugünkü hükümetimiz, devlet teþkilatýmýz doðrudan doðruya milletin kendi kendine, kendiliðinden yaptýðý bir devlet ve  hükümet teþkilatýdýr ki, onun adý cumhuriyet’tir. Artýk hükümet ile millet arasýnda geçmiþteki ayrýlýk kalmamýþtýr. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)

 

2-Milliyetçilik:

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkýna Türk Milleti denir. (1930)

Diyarbakýrlý, Vanlý, Erzurumlu, Trakyalý, hep bir soyun evlatlarý ve ayný cevherin damarlarýdýr. (1923)

Biz doðrudan doðruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanaðý Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)

 

3-Halýkçýlýk:

Ýç siyasetimizde ilkemiz olan halkçýlýk, yani milletin bizzat kendi geleceðine sahip olmasý esasý Anayasamýzla tespit edilmiþtir. (1921)

Halkçýlýk, toplum düzenini çalýþmaya, hukuka dayandýrmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921)

Türkiye Cumhuriyeti halkýný ayrý ayrý sýnýflardan oluþmuþ deðil, fakat kiþisel ve sosyal hayat için iþbölümü itibarýyle çeþitli mesleklere ayrýlmýþ bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)

 

4-Devletçilik:

Devletçiliðin bizce anlamý þudur: kiþilerin özel teþebbüslerini ve þahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniþ bir memleketin ihtiyaçlarýný ve çok þeylerin yapýlmadýðýný göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936)

Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin geliþmesi için genel þartlarý göz önünde bulundurmalýdýr. (1930)

Kesin zaruret olmadýkça, piyasalara karýþýlmaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da baþýboþ deðildir. (1937)

 

5-Laiklik:

Laiklik, yalnýz din ve dünya iþlerinin ayrýlmasý demek deðildir. Bütün yurttaþlarýn vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930)

Laiklik, asla dinsizlik olmadýðý gibi, sahte dindarlýk ve büyücülükle mücadele kapýsýný açtýðý için, gerçek dindarlýðýn geliþmesi imkanýný temin etmiþtir. (1930)

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanýnýn emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygý gösteririz. Düþünüþe ve düþünceye karþý deðiliz. Biz sadece din iþlerini, millet ve devlet iþleriyle karýþtýrmamaya çalýþýyor, kasýt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakýnýyoruz. (1926)

 

6-Ýnkýlapçýlýk:

Yaptýðýmýz ve yapmakta olduðumuz inkýlaplarýn gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkýný tamamen çaðdaþ ve bütün anlam ve görüþleriyle medeni bir toplum haline ulaþtýrmaktýr. (1925)

Biz büyük bir inkýlap yeptýk. Memleketi bir çaðdan alýp yeni bir çaða götürdük. (1925)

 

    

 II- BÜTÜNLEYÝCÝ ÝLKELER

 

1-Milli Egemenlik:

Yeni Türkiye devletinin yapýsýnýn ruhu milli egemenliktir; milletin kayýtsýz þartsýz egemenliðidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eþitliðin ve adaletin saðlanmasý, istikrarý ve korunmasý ancak ve ancak tam ve kesin anlamýyla milli egemenliði saðlamýþ bulunmasýyla devamlýlýk kazanýr. Bundan dolayý hürriyetin de, eþitliðin de, adaletin de dayanak noktasý milli egemenliktir. (1923)

 

2-Milli Baðýmsýzlýk:

Tam baðýmsýzlýk denildiði zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam baðýmsýzlýk ve tam serbestlik demektir. Bu saydýklarýmýn herhangi birinde baðýmsýzlýktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamýyla bütün baðýmsýzlýðýndan mahrumiyeti demektir. (1921)

Türkiye devletinin baðýmsýzlýðý mukaddestir. O ebediyen saðlanmýþ ve korunmuþ olmalýdýr. (1923)

 

3-Milli Birlik ve Beraberlik:

Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrý ayrý þeyler deðiliz. (1919)

Biz milli varlýðýn temelini, milli þuurda ve milli birlikte görmekteyiz. (1936)

Toplu bir milleti istila etmek, daima daðýnýk bir milleti istila etmek gibi kolay deðildir. (1919)

 

4-Yurtta Sulh (Barýþ), Cihanda Sulh:

Yurtta sulh, cihanda sulh için çalýþýyoruz. (1931)

Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslý prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en esaslý amil olsa gerekir. (1919)

Sulh milletleri refah ve saadete eriþtiren en iyi yoldur. (1938)

 

5-Çaðdaþlaþma:

Milletimizi en kýsa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuþturmaya, mesut ve müreffeh kýlmaya çalýþacaðýz ve bunu yapmaya mecburuz. (1925)

Biz batý medeniyetini bir taklitçilik yapalým diye almýyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduðumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)

 

6-Bilimsellik ve Akýlcýlýk:

a) Bilimsellik: Dünyada her þey için, medeniyet için, hayat için, baþarý için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924)

Türk milletinin yürümekte olduðu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasýnda tuttuðu meþale, müspet bilimdir. (1933)

b) Akýlcýlýk: Bizim, alýk, mantýk, zekayla hareket etmek en belirgin özelliðimizdir. (1925)

Bu dünyada her þey insan kafasýndan çýkar. (1926)

 

7-Ýnsan ve Ýnsanlýk Sevgisi:

Ýnsanlarý mesut edeceðim diye onlarý birbirine boðazlatmak insanlýktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. Ýnsanlarý mesut edecek yegane vasýta, onlarý birbirlerine yaklaþtýrarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karþýlýklý maddi ve manevi ihtiyaçlarýný temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931)

Biz kimsenin düþmaný deðiliz. Yalnýz insanlýðýn düþmaný olanlarýn düþmanýyýz. (1936)

***********************************************************************